Türkiye’de yerel yönetim yapısını doğrudan etkileyecek önemli bir karar, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verildi. Yüksek Mahkeme, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptali istemini oy birliğiyle reddetti. Karar, yerel yönetimlerin statüsü, kamu yönetimi yapısı ve kırsal demografi açısından geniş kapsamlı etkiler doğurabilecek nitelikte.
AYM’den oy birliğiyle ret kararı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yapılan başvuruda, 8 Haziran 2025 tarihli 7551 sayılı kanunun ilgili hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştü. Ancak AYM, söz konusu düzenlemenin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin talepleri oy birliğiyle reddetti.
Mahkeme gerekçesinde, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin kanunla düzenlenmesinin anayasal çerçeveye uygun olduğu vurgulandı. Ayrıca belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının ancak kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile mümkün olabileceği hatırlatıldı.
Hukuki dayanak: Kanun koyucunun takdir yetkisi
Kararda, düzenlemenin 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ele alındığı ve bu çerçevede kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kaldığı ifade edildi.
AYM’nin değerlendirmesinde şu kritik başlıklar öne çıktı:
- Belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasların kanunla belirlendiği
- Tüzel kişiliğin kaldırılmasının ilk mahalli idareler seçimlerinde yürürlüğe girecek şekilde planlandığı
- Düzenlemenin hukuk devleti ilkesiyle çelişmediği
- Yerel yönetimlerin özerkliği ilkesine aykırı bir durum oluşturmadığı
Mahkeme, bu gerekçeler doğrultusunda düzenlemenin Anayasa’nın 2, 123 ve 127. maddelerine aykırı olmadığı sonucuna vardı.
CHP’nin itirazı: “Nüfus kaybını hızlandırır”
CHP’nin başvuru dilekçesinde ise düzenlemeye yönelik ciddi çekinceler dile getirildi. Parti, nüfusu azalan belediyelerin doğrudan köye dönüştürülmesinin kamu yararına olmadığını savundu.
Dilekçede öne çıkan itirazlar şu şekilde sıralandı:
- Kırsal bölgelerde nüfus kaybının hızlanabileceği
- Büyükşehirlere göçün artabileceği
- İdari yapının sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesine zarar vereceği
- Dinamik nüfus verilerine dayalı ani statü değişimlerinin risk oluşturacağı
Bu argümanlara rağmen AYM, düzenlemenin anayasal sınırlar içinde kaldığına hükmetti.
Yerel yönetim yapısı nasıl etkilenecek?
Karar, özellikle küçük ölçekli belediyeler açısından önemli bir dönüşüm sürecinin önünü açıyor. Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köy statüsüne geçmesiyle birlikte:
- Belediye tüzel kişilikleri sona erecek
- Yerel hizmetlerin yürütülme modeli değişecek
- Kaynak yönetimi ve bütçe yapısı yeniden şekillenecek
- İdari bağlılık yapıları farklılaşacak
Bu durum, kırsal kalkınma politikaları ve yerel hizmetlerin erişilebilirliği açısından yeni bir tartışma alanı yaratabilir.
Süreç nasıl işleyecek?
AYM kararına göre, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesi süreci:
- Kanuni düzenleme çerçevesinde yürütülecek
- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yasa ile resmileşecek
- İlk mahalli idareler seçimleriyle birlikte uygulanacak
Bu da kararın etkilerinin kısa vadede değil, seçim takvimiyle birlikte kademeli olarak hissedileceğini gösteriyor.
Yerel yönetimlerde yeni dönem
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu karar, Türkiye’de yerel yönetim sisteminin yeniden şekillenmesine zemin hazırlıyor. Küçük belediyelerin statüsünün değişmesi, hem idari yapı hem de sosyo-ekonomik dengeler üzerinde belirleyici olacak. Önümüzdeki süreçte, kararın sahadaki uygulamaları ve özellikle kırsal bölgelerde yaratacağı etkiler yakından takip edilecek.











