Ankara merkezli olduğu öne sürülen bir danışmanlık şirketinin, sosyal medya üzerinden bilinçli şekilde suç içerikli mesajlar toplatarak avukatlara seri dava açtırmayı teklif ettiği iddiası hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Avukat Oğuzhan Aslan, kendisine iletilen teklifin hem hukuka hem de meslek etiğine açıkça aykırı olduğunu belirterek meslektaşlarını uyardı.
“Seri davalarla ilgilenir misiniz?” sorusuyla başlayan süreç
Avukat Oğuzhan Aslan’ın açıklamasına göre süreç, Ankara’dan aradığını belirten bir kişinin “seri davalarla ilgilenip ilgilenmediğini” sormasıyla başladı. İlk etapta ifadenin içeriğini anlamadığını belirten Aslan, devamında hakaret, tehdit ve cinsel saldırı suçlarına ilişkin dosyalarla çalışıp çalışmadığının sorulması üzerine görüşmeyi sonlandırdığını ifade etti. Aslan, daha sonra sistemin detaylarının kendisine aktarıldığını ve teklifin niteliğini bu aşamada net şekilde kavradığını söyledi.
İddia: Sosyal medya üzerinden bilinçli provokasyon
İddiaya göre söz konusu yapı, kendisini “sosyal medya danışmanlığı” hizmeti veren bir şirket olarak tanıtıyor. Öne sürülen yöntemin işleyişi ise şu şekilde:
- Çeşitli kişilere sosyal medya hesapları açılıyor.
- Dikkat çekici ve provokatif içerikler paylaşılıyor.
- Yorum ve özel mesaj yoluyla hakaret, tehdit veya taciz içerikli mesajların gelmesi sağlanıyor.
- Bu mesajlar üzerinden suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması öneriliyor.
- Olası tazminat veya uzlaşma gelirinin paylaşılması teklif ediliyor.
Aslan, bu yöntemin insanları bilinçli şekilde suç işlemeye teşvik anlamı taşıyabileceğini ve hukukun araçsallaştırılması riskini barındırdığını savundu.
Ankara’dan bir numara aradı. Bilmem ne danışmanlık şirketinden arıyorum dedi. Seri davalarla ilgilenir misiniz dedi? O ne demek dedim. Hakaret, tehdit, cinsel saldırı gibi dosyalara bakıyor musunuz deyince meseleyi anlayıp kapadım.
Şimdi de bu başladı. Ne olduğunu anlatayım.…
— Oğuzhan Aslan (@aslnoguzhannn) March 3, 2026
Hukuki değerlendirme: Suça teşvik ve delil üretme tartışması
Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret, tehdit ve cinsel taciz suçları açıkça düzenlenmiş durumda. Ancak hukukçular, suçun oluşumunda failin özgür iradesinin esas olduğunu ve mağdur tarafın bilinçli provokasyonunun hukuki değerlendirmede önemli rol oynayabileceğini belirtiyor.
İddialar, özellikle şu başlıklar altında tartışılıyor:
- Suça azmettirme
- Suç işlemeye tahrik
- Delil üretme veya kurgulama
- Haksız kazanç sağlama
Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları uyarınca avukatların komisyon karşılığı iş kabul etmeleri ve aracı üzerinden dosya almaları yasak. Bu çerçevede söz konusu iddiaların, disiplin hukuku açısından da sonuç doğurabileceği ifade ediliyor.
“Bu sadece hukuki değil, ahlaki bir sorun”
Avukat Oğuzhan Aslan, girişimin yalnızca yasal boyutla sınırlı olmadığını, aynı zamanda meslek onuru açısından ciddi bir etik problem oluşturduğunu dile getirdi. Aslan, insanların bilinçli şekilde suç işlemeye yönlendirildiği bir sistemin kabul edilemez olduğunu vurguladı ve meslektaşlarını bu tür tekliflere prim vermemeye çağırdı.
İzmir’de benzer iddialar
Açıklamalarda, İzmir’de de benzer tekliflerle avukatlara ulaşıldığı iddiası yer aldı. Bu durum, söz konusu yapının münferit bir girişim mi yoksa daha geniş çaplı organize bir faaliyet mi olduğu sorusunu gündeme taşıdı.
Sosyal medya suçlarında artış
Son yıllarda sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hakaret, tehdit ve cinsel taciz içerikli suçlara ilişkin başvurularda artış yaşandığı biliniyor. Özellikle Instagram, X (Twitter) ve Facebook gibi platformlarda açılan soruşturmalar savcılık gündeminde önemli yer tutuyor.
Uzmanlar, gerçek mağduriyet ile kurgulanmış dosyaların ayrıştırılmasının yargı sisteminin güvenilirliği açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Hukuk camiasında gündem: Deliller geçerli mi?
İddiaların ardından hukuk çevrelerinde şu sorular tartışılıyor:
- Bilinçli provokasyon sonucu elde edilen mesajlar hukuken geçerli delil sayılır mı?
- Aracı şirketlerin cezai sorumluluğu ne olur?
- Bu tür organizasyonlara dahil olan avukatlar disiplin yaptırımıyla karşılaşır mı?
Baroların ve ilgili savcılık birimlerinin konuyla ilgili inceleme başlatıp başlatmayacağı merak konusu.
Hukukun ticari modele dönüştürülmesi riski
Ortaya atılan iddialar, dijital çağda hukuk sisteminin kötüye kullanım potansiyelini yeniden gündeme taşıdı. Hukukun, gerçek mağduriyetleri koruma amacından uzaklaştırılarak organize bir kazanç modeline dönüştürülmesi; hem meslek etiği hem de yargı sistemine olan güven açısından ciddi risk barındırıyor. Süreçle ilgili resmi makamların atacağı adımlar ve yapılacak açıklamalar, kamuoyunun beklentisi doğrultusunda yakından takip ediliyor.












