Telefonunuz çalıyor. Ekrana bakıyorsunuz ve o tanıdık, ürkütücü başlangıcı görüyorsunuz: 0850… Açsanız bir dert, açmasanız aklınızda “Acaba banka mıydı, kargo mu?” sorusu. Çoğu zaman açtığınızda ise karşınızda bir robot sesi: “İnternet taahhüdünüz bitmek üzeredir…”, “Arıtma cihazı kampanyamız…”, “Tebrikler, çekilişi kazandınız…” Türkiye‘de milyonlarca insanın ortak kâbusu haline gelen bu durum, sadece bir rahatsızlık değil, aynı zamanda ciddi bir güvenlik ve gizlilik sorununa dönüşmüş durumda. Peki, bu “bitmeyen çile”nin kaynağı ne? Neden durdurulamıyor ve biz ne yapabiliriz?
0850 Nedir ve Neden Bu Kadar Kötü Bir Üne Sahip?
Öncelikle teknik bir ayrım yapmak gerekiyor. 0850 ile başlayan numaralar, “Konumdan Bağımsız Numaralar” olarak adlandırılır. Yani coğrafi bir alan kodu (0212 veya 0312 gibi) yoktur. Genellikle VoIP (İnternet üzerinden ses protokolü) teknolojisini kullanırlar. Asıl sorun şu: 0850’li numaralar, işletmeler için maliyet açısından çok avantajlıdır. Kurulumu kolaydır, yönetimi dijitaldir ve toplu arama yapmaya çok uygundur. Bu avantajlar, ne yazık ki kötü niyetli kişilerin de iştahını kabartıyor. Bankalar ve kurumsal büyük firmalar da bu numaraları kullansa da, 0850 öneki artık halk arasında “dolandırıcı veya tacizci pazarlamacı” ile eş anlamlı hale geldi.
Spam Aramaların Anatomisi: Kim Bunlar?
Telefonumuzu günde on kere çaldıran bu aramaları kabaca ikiye ayırabiliriz:
1. Agresif Pazarlama ve Robocall’lar:
Bunlar genellikle yasal sınırların grı alanlarında dolaşan firmalardır. İnternet servis sağlayıcıları adına aradığını iddia eden taşeron bayiler, su arıtma cihazı satıcıları, bahis siteleri… Genellikle otomatik bir ses kaydı (robocall) dinletirler. Hedefleri, binlerce kişiyi arayıp içlerinden birkaçını oltaya düşürmektir.
2. Doğrudan Dolandırıcılık Girişimleri:
En tehlikeli olan grup budur. Kendilerini polis, savcı, banka görevlisi olarak tanıtabilirler. “Hakkınızda icra takibi var”, “Kartınızdan şüpheli işlem yapıldı” gibi korku taktikleriyle kişisel verilerinizi veya paranızı çalmaya çalışırlar.
“Numaramı Nereden Buluyorlar?” (KVKK Çıkmazı)
Bu, en çok sorulan ve cevabı en can sıkıcı olan sorudur. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) rağmen verilerimiz ne yazık ki ortalıkta dolaşıyor. Veri Sızıntıları: Büyük e-ticaret sitelerinden veya kurumlardan sızan veri tabanları ‘dark web’de satılıyor. Yanlış İşaretlenen Kutucuklar: Bir siteye üye olurken okumadan onayladığımız “Kampayanalardan haberdar olmak istiyorum” ve “Verilerimin iş ortaklarıyla paylaşılmasına izin veriyorum” kutucukları, numaranızın havuzlara düşmesine neden oluyor. Yasadışı Veri Ticareti: Ne yazık ki bazı firmalar, ellerindeki müşteri datalarını yasa dışı yollarla başkalarına satabiliyor.
Neden Durdurulamıyor? (Köstebek Yuvası Oyunu)
Devletin ilgili kurumları (BTK gibi) bu konuda çalışmalar yapsa da, spam arayanlarla mücadele etmek, lunaparklardaki “köstebek vurma” oyununa benziyor. Siz bir 0850’li numarayı engellediğinizde, aynı dolandırıcı veya pazarlamacı ertesi gün başka bir 0850’li numaradan sizi arayabiliyor. Ellerinde binlerce numaralık havuzlar var. Bu firmaların tespit edilmesi ve cezalandırılması süreci hantal işlediği için caydırıcılık düşük kalıyor.
Çaresiz Değiliz: Bu Çileye Karşı Ne Yapabiliriz?
Tamamen kurtulmak zor olsa da, bu aramaları minimize etmek için atabileceğiniz adımlar var:
1. İYS (İleti Yönetim Sistemi) Kullanımı:
Devletin geliştirdiği İYS (iys.org.tr), yasal olarak size SMS veya arama izni verdiğiniz firmaları görmenizi ve bu izinleri tek tıkla iptal etmenizi sağlar. Not: Burası sadece yasal çalışan firmaları engeller, yasa dışı dolandırıcıları durdurmaz.
2. Akıllı Telefonların Kendi Engelleme Özellikleri:
Hem iOS hem de Android telefonlarda artık “Bilinmeyen Arayanları Sessize Al” veya “Spam Koruması” özellikleri var. Bunları aktif hale getirmek, telefonun çalmasını engelleyerek aramayı doğrudan meşgule veya sessize atar.
3. Üçüncü Parti Uygulamalar (Dikkatli Kullanım):
Truecaller, Getcontact gibi uygulamalar, arayan numaranın kim olduğunu geniş bir veri tabanından sorgulayarak size gösterir (“Potansiyel Dolandırıcı” gibi). Uyarı: Bu uygulamaları kullanırken kendi rehberinizi de onların veri tabanına yüklediğinizi unutmayın. Gizlilik açısından risk taşıyabilirler.
4. Şikayet Etmekten Vazgeçmeyin:
Bir numaranın ısrarlı tacizine maruz kalıyorsanız, BTK’nın online şikayet sistemini veya CİMER’i kullanın. Ayrıca e-Devlet üzerinden “Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi”ni de kullanabilirsiniz.
Dijital Çağın Vebası
0850’li numaralardan gelen spam aramalar, dijitalleşmenin getirdiği modern bir baş ağrısıdır. Yasal düzenlemeler teknolojik hızın gerisinde kaldığı sürece bu kedi-fare oyunu devam edecektir. En iyi savunma; bilinçli olmak, şüpheli hiçbir 0850’li numaraya kişisel bilgi vermemek ve teknolojik filtreleme araçlarını aktif olarak kullanmaktır. Telefonumuzun tekrar “bizim” olacağı günlerin umuduyla…












