Yalova’da geçtiğimiz yıl yaşanan su kesintilerinin ardından su yönetimi yeniden tartışma konusu oldu. Son haftalarda etkili olan yağmur ve kar yağışlarıyla birlikte Gökçe Barajı doluluk seviyesine ulaşırken, kentteki su krizi yapısal sorunlarıyla tekrar gündeme taşındı. Barajı besleyen akarsuların taşması sonucu kapaklar açıldı ve fazla su Marmara Denizi’ne tahliye edildi. Bu durum, “su kıtlığı yaşanırken suyun boşa akıtıldığı” gerekçesiyle vatandaşların tepkisini çekti.
“Sadece Baraj Yetmez” Uyarısı
Yalova Milletvekili Tahsin Becan, su krizine ilişkin yaptığı açıklamada, yeni baraj projelerinin tek başına çözüm olmayacağını net bir dille ifade etti. Becan, özellikle yıllardır gündemde olan Çağlayan Barajı hakkında somut bir ilerleme olmamasını eleştirerek, planlama süreçlerinin belirsizliğine dikkat çekti. Su yönetiminin “kriz çıkmadan önce planlanması gereken stratejik bir alan” olduğunu vurgulayan Becan, şu mesajı verdi: Su sorunu, deprem gerçeği gibi ele alınmalı ve önleyici politikalar gecikmeden devreye alınmalı.
Asıl Sorun: Şebekede %40 Kayıp
Verilere göre Yalova’da en kritik problem, su üretiminden çok dağıtım aşamasında yaşanıyor. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, şebekeye verilen suyun yaklaşık %40’ı kayıp-kaçak nedeniyle son kullanıcıya ulaşamıyor. Bu, her 100 bin metreküp suyun yaklaşık 40 bin metreküpünün altyapı sorunları ve kaçak kullanım nedeniyle kaybolduğu anlamına geliyor.
Uzmanlara göre bu tablo:
- Eski ve yetersiz altyapı
- Kaçak kullanım
- Yetersiz denetim
gibi kronik sorunların birleşiminden kaynaklanıyor.
Alternatif Çözüm: Arıtılmış Suyun Yeniden Kullanımı
Becan’ın gündeme taşıdığı bir diğer kritik başlık ise suyun geri kazanımı oldu. Ankara’da uluslararası firmalarla yapılan görüşmelerde, arıtılmış suyun yeniden kullanımı masaya yatırıldı.
Bu sistemle:
- Bahçe sulama
- Seracılık
- Temizlik hizmetleri
gibi alanlarda içme suyu yerine geri dönüştürülmüş su kullanılabilecek.
“Arıtılan suyu denize bırakmak ekonomik bir kayıptır” diyen Becan, bu modelin sürdürülebilir şehir yönetimi açısından kritik olduğunu vurguladı.
Doğada Su Bolluğu, Şehirde Kriz
Yağışların artmasıyla birlikte Samanlı Dağları’ndan gelen derelerde taşkınlar yaşandı. Özellikle Sudüşen Şelalesi debisinin ciddi şekilde artmasıyla dikkat çekti. Ancak doğadaki bu su bolluğu, şehir şebekesine aynı oranda yansımadı. Geçtiğimiz kış yaklaşık 45 gün süren kesintiler yaşayan vatandaşlar, “Yalova su şehri ama susuz kalıyoruz” diyerek tepki gösterdi.
Vatandaşın Tepkisi: “Yıllardır Aynı Sözler”
Uzun süredir gündemde olan baraj projelerinin hâlâ planlama aşamasında olması, kamuoyunda güven sorununa yol açtı. Vatandaşlar, projelerin gecikmesini eleştirerek şu görüşü paylaşıyor:
- Baraj projeleri yıllardır konuşuluyor
- Somut adımlar yetersiz
- Bugün başlansa bile sonuç almak yıllar sürecek
Bu nedenle kısa vadeli çözümlerin önceliklendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kapasite Kaybı İddiası Gündemde
Bazı vatandaşlar, baraj seviyesinin düştüğü dönemlerde dip temizliği yapılmadığını öne sürerek, dolgu nedeniyle su depolama kapasitesinin azaldığını iddia ediyor. Bu durum, mevcut kaynakların verimli kullanılmadığı eleştirilerini de beraberinde getiriyor.
Sanayi ve Nüfus Artışı Riski Büyütüyor
Yalova’da artan yaz nüfusu ve büyüyen Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), önümüzdeki yıllarda su talebini daha da artıracak. Bu da mevcut altyapı sorunları çözülmeden yeni krizlerin kaçınılmaz olabileceğini gösteriyor.
Kritik Çağrı: Entegre Su Yönetimi Şart
Uzmanlar ve yetkililer, çözümün tek başlıkta değil, çok katmanlı bir stratejide olduğunu vurguluyor:
- Altyapı yenileme yatırımları
- Kaçak kullanımın önlenmesi
- Su geri kazanım sistemleri
- Baraj ve gölet projelerinin hızlandırılması
Bu adımların eş zamanlı atılmaması durumunda, yapılan yatırımların etkisinin sınırlı kalacağı belirtiliyor.











