Türkiye deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleşti. Bilim Akademisi üyesi, yer bilimci Prof. Dr. Okan Tüysüz, Türkiye genelinde yaptığı bilimsel değerlendirmeler sonucunda deprem riski en yüksek 110 ilçeyi kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan listede Yalova’nın Altınova ve Çınarcık ilçelerinin yer alması, Marmara Bölgesi’ndeki yüksek sismik tehlikeyi yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Uzmanların uyarıları net: Deprem kader değil; önlem alınmadığı takdirde felakete dönüşüyor.
Türkiye Aktif Fay Hatları Üzerinde Yer Alıyor
Türkiye; Kuzey Anadolu Fayı (KAF), Doğu Anadolu Fayı (DAF) ve Batı Anadolu graben sistemi üzerinde konumlanması nedeniyle dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde bulunuyor. Bu fay sistemleri, tarih boyunca yıkıcı depremlere neden olurken, bilim insanları özellikle faylara yakın yerleşim alanları, alüvyon zeminler ve yoğun yapılaşma bulunan ilçelerin büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün değerlendirmesi; fay hatlarına mesafe, zemin özellikleri, geçmiş deprem verileri ve yapı stoku gibi çok sayıda bilimsel kriter dikkate alınarak hazırlandı.
Marmara İçin Kritik Uyarı: Yalova Ön Cephede
Açıklanan listede Yalova’nın Altınova ve Çınarcık ilçelerinin yer alması, Marmara Denizi’nde beklenen büyük depremin olası etkilerine dair endişeleri artırdı. Uzmanlara göre Marmara Denizi içerisindeki aktif faylar, özellikle Yalova kıyı şeridini doğrudan etkileme potansiyeline sahip.
Riskin yüksek olmasının başlıca nedenleri arasında şunlar öne çıkıyor:
- Sahil kesimlerinde yoğun ve plansız yapılaşma
- Alüvyon ve zayıf zemin yapısı
- Yaz aylarında artan nüfus yoğunluğu
- 1999 öncesi inşa edilmiş yapıların fazlalığı
Uzmanlar, özellikle Çınarcık fay segmenti ve çevresinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Deprem Riski En Yüksek 110 İlçe Hangileri?
Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün değerlendirmesine göre deprem riski en yüksek ilçeler, Türkiye geneline yayılmış durumda. Listede Doğu Anadolu’dan Ege’ye, Marmara’dan Akdeniz’e kadar birçok kritik bölge yer alıyor.
Öne çıkan bazı ilçeler şunlar:
- Bursa: Gemlik, Kestel, Mustafakemalpaşa
- Kocaeli: Gölcük, Derince, Başiskele, Kartepe
- Sakarya: Akyazı, Hendek, Sapanca
- İzmir: Seferihisar, Kemalpaşa, Tire
- Bingöl: Karlıova, Yedisu
- Hatay: Kırıkhan, Hassa, Erzin
- Yalova: Altınova, Çınarcık
Listede yer alan ilçelerin ortak özelliği; aktif faylara yakınlık ve yüksek hasar potansiyeli taşıyan yapı stokları.
Uzmanlardan Hayati Çağrı: Kentsel Dönüşüm Gecikmemeli
Deprem riski yüksek bölgelerde yapılması gerekenler konusunda uzmanların görüşü ortak. Kentsel dönüşüm, yapı denetimi ve toplumsal farkındalık, olası can kayıplarını önlemenin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Uzmanların altını çizdiği önlemler şu şekilde sıralanıyor:
- 1999 öncesi yapılan binalar acilen tespit edilmeli
- Riskli yapılar için kentsel dönüşüm hızlandırılmalı
- Yapı denetim süreçleri sıkı şekilde uygulanmalı
- Yerel yönetimler zemin etütlerini güncellemeli
- Vatandaşlar deprem bilinci konusunda eğitilmeli
“Deprem Doğal Bir Olaydır, Felaket İhmalin Sonucudur”
Yer bilimciler, depremin önlenemeyeceğini ancak can ve mal kayıplarının önlenebilir olduğunu vurguluyor. Bilimsel şehir planlaması, sağlam yapılar ve bilinçli toplum sayesinde büyük depremlerin yıkıcı etkilerinin azaltılabileceği ifade ediliyor.
Vatandaşlara Hayati Uyarılar
Deprem riski yüksek ilçelerde yaşayan vatandaşlara şu çağrılar yapılıyor:
- Oturdukları binalar için risk analizi yaptırmaları
- Deprem çantası hazırlamaları
- Aile bireyleriyle birlikte afet ve tahliye planı oluşturmaları
- Resmi kurumlar ve AFAD tarafından yapılan uyarıları yakından takip etmeleri
Bilim Uyarıyor, Zaman Daralıyor
Bilim insanlarının hazırladığı bu tür risk analizleri, önlem almak için bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, Türkiye’nin depremle yaşamayı öğrenmesi artık bir tercih değil, zorunluluk. Deprem gerçeği ortadayken, alınacak her önlem yarın kurtarılacak bir hayat anlamına geliyor.















